ACİL.- (ONKOLOJİK ACİL) Tedavide acil, doğru karardır, erken değil.


(Spinal kord basısı—İntrakranyal basınç artışı—Superior vena kava sendromu—Gastro intestinal kanama)

Acil ürkütücü bir kelime, çoğu kez yanlış değerlendirilir. Özellikle onkolojik acil çok azdır ve TEDAVİLERDE CERRAHİ BİRİNCİ SEÇENEK DEĞİLDİR. 

Onkolojik aciller, ihmal edilen kanserlerden veya hatalı tedavilerinden kaynaklanır. Çoğu çaresizliklerin nedeni uydurulan çarelerdir.  MD Anderson Canser Center daki, onkolojik acil uygulamaları aşağıdaki gibidir.

SPİNAL KORD BASISI.
Ciddi bir kanser komplikasyonudur. İlk üç servikal vertebrada metastaz varsa yaşamı tehdit eder. Hematojen yayılımı gösterir, hastaların%90’ında sırt ağrısı vardır. Bazı hastalarda ayaklarda hissizlik ve karıncalanma olur. Kanser hastası geçmeyen ağrı şikayeti ile başvurursa spinal kord kompresyonu düşünülmelidir. MRI tetkiki hastalığı gösterir. Kortikosteroitler nörolojik fonksiyonları stabilize eder ve hatta iyileştirir, kırık oluşmuşsa cerrahi planlanmalıdır.

İNTRAKRANYAL BASINÇ ARTIŞI.
Beyin metastazına bağlı kanama, trombositopeni, ödem ve hidrosefali gelişimi sonucunda olur. En önemli semptom baş ağrısıdır. Tanı beyin CT ile konur. En çok akciğer kanseri, meme kanseri ve maliyn melanom da görülür. Bütün kanserler beyin metastazına neden olabilirler. Beyin tümörü veya metastazı ile ilgili ödem durumunda, deksametazon 4 mg 6 saatte bir uygulanır. Duruma göre mannitol ve diüretik tedaviye ilave edilebilir. Daha sonra radyoterapi yapılır. Dört metastaza kadar cerrahi uygulanabilir,(BANA GÖRE GEREKSİZ) yaygın hastalıkta ise endike değildir.

Bizdeki uygulama ise, cerrahi sonrası, semptomatik tedavi  şeklindedir. Rant amaçlıdır ve cerrahiyi mucize gibi göstermektir. BALIK YEMİ GÖRÜR OLTAYI GÖRMEZ. (Çin atasözü), ambalaj etiketi gizler.

SUPERİOR VENA KAVA SENDROMU.
Superior vena kavadan, sağ atriuma düşük kan akımı nedeniyle , en çok akciğer kanserlerinde sonra meme, mediastinal tümörler ve lenfomalarda gelişir. Baş ağrısı baş, dönmesi, nefes darlığı ve disfaji şikayetleri olur. Üst ekstremitede yüz ve boyunda şişlik olur. SVK sendromu tedavisi obstrüksiyon nedenine göre planlanır.  İntrakranial basınç artışı varsa kortikosteroid ve diüretik uygulanır. Küçük hücreli akciğer kanserinde kemoterapi, küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde ise radyoterapi semptomatik tedaviyle birlikte uygulanmalıdır. 

GASTROİNTESTİNAL KANAMA
Kanser hastalarında gastrointestinal sistem kanaması tümör invazyonu, kemoterapi, trombositopeni, koagülopati, radyoterapi yan etkisi, steroid etkisi veya inatçı bulantı kusma sonucunda gelişir. Kanama endoskopik yöntemlerle (elektrokoagülasyon, epinefrin enjeksiyonu ve argon plazma lazer tedavisi) durdurulamazsa, OPERASYON düşünülmelidir.

PALYATİF BAKIM
Aslında bu konuya hiç değinmeyecektim am  ,pek çok hekim tarafından çok dillendirildiği ve farklı değerlendirmeler yapıldığı için,  Dünya Sağlık örgütünün (WHO) (World Health Of Organisation) görüşü- 1990 yılında Palyatif bakım, hastalığı küratif tedaviye cevap vermeyen hastalara uygulanan aktif bütüncül bakımdır şeklinde tarif etmişti, 2002 yılında küratif tedaviye  yanıt vermeyen hastalara yerine HAYATI TEHTİT EDEN BİR HASTALIĞI OLAN HASTALARA uygulanan bakımdır şeklinde değişiklik yapmıştır. WHO tanımı palyatif bakım ÖLÜMÜ NE ERTELER ne de HIZLANDIRIR şeklindedir.

(Benim görüşüm ise, faydası olmayan her şey ZARARLI dır, şeklindedir.)

KANSER tanısı konan hasta ve daha çok yakınlarında geleceğe dair bütün planlar bozulur. Bu nedenle hastalık hastadan gizlenir. (ve hasta artık ailedir-sonun başlangıcı) AİLE yi iyileştirmek hastayı iyileştirmekten zordur. Bir başka deyişle, aileyi iyileştirmeden hastayı iyileştirmek mümkün değildir. Bu konuda WİLLİAMSON ve NOEL in görüşü  : TEDAVİ MERCİ HASTA OLSADA, anlama merci AİLEDİR.

KANSER TEDAVİSİ hastaya ve hastalığa göre planlanır, hafif tedavi aldatmacadır. (ne kadar hafif, ölçü ne, ŞAKA GİBİ, ama değil!)