Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Covid-19 Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Covid-19 Hakkında Bilmeniz Gerekenler

● - Kimse zekasın dan ötesini göremez.

● - Çoğunluk, aynı şeyi söylüyorsa, mantıklı ama yanlıştır.    

● - Zekice şeyler için, zekâ dan fazlası gerekir. (Dostoyevski)

● - Benzer FARKLI demektir. (mç)

● - Cehaletin cazibesi, sıfır (0) km beyin dir.(mç)

● - Cehalet içinde yaşamak, bilgiyle yaşamaktan kolaydır, şanslı olanlar cahilce yaşamaya devam ederler. (Paul ARDEN)

Benzeri farklı değilde aynı gibi görmek ve benzerlikler üzerinden tıp biliminin kurgulanması, tıpkı gömleğin üst düğmesinin hatalı iliklenmesi gibidir. Yön yanlışsa, yolun altın kaplama olması adrese götürmez.

Benzeri, farklı değilde aynı gibi düşünüyorsanız yazılarım, size göre değil. (mç)

● - KORUNMA (Karantina); Oxsford’un ‘’Parson’s Pleasure’’ bölgesindeki genelde çıplak girilen Cherwell nehrinde yüzen bir profesörün hikayesi…. Profesör tam nehirden çıkmak üzereyken, bir gurup öğrencisinin kayıkla kendine doğru geldiğini görür. Bunun üzerine havlusunu başına sarar. (Paul ARDEN)

● - SİHİRLİ YAŞ (65 yaş) la ilgili, bilim dışı ısrarın nedeni; --ABD de 1990 larda, Toplum kaynaklı respiratuar virüslerle (CRV) ilgili çalışmalarda; bunlar 1-Bokavirüs, 2-humanmetapnömovirüs ve 3-corona virüslerdir. RSV pnömonilerin deki tedavi başarısızlıkların ın daha çok 65 yaş üstü kişilerde görülmesi üzerine akıl tutulması, ile 65 yaş kriter olarak değerlendirilir. Türkiye den birileri, bunu duymuş ve ciddiye almış olmalı. Kimse zekasın dan ötesini göremez. (mç)

● - 65 YAŞ ve ne demekse, KRONİK HASTALIKLAR; Her insanın herhangi bir doku veya organında hücre grup sayısı kadar farklı hastalık gelişebilir. (organlar yüzlerce farklı hücre gruplarından oluşurlar.)   Organ ve doku hastalıkları, aynı kişide bile farklı iken, farklı kişilerde aynı görmek ancak cehaletle izah edilebilir.(mç)

● - İnsanların ortak kalıpları ve kullanma klavuzları yoktur.  64 yaş ile 65 yaş veya 65 yaş ile 66 yaş arasındaki fark nedir. 65 yaşın özelliği ne. Yaşamda her şeyin nedeni hücredir. Ve her insanın hücre ve hücre grup sayısı, her yaşta farklıdır ve patojenlerden farklı etkilenmelerin nedeni hücre farklılıklarıdır. Sistemler veya yaş değil. (mç)

● - YAŞLANMA; gelişimini tamamlamış bir organizmada, zamanla ve pek çok etkenle, hücre bölünmesi yavaşlar. Bütün bunlar farklı kişilerde, farklı nedenlerle, farklı zamanlarda olur.  Kriter yaş değil, HÜCRe sayısı ve hücrelerin dağılımıdır. (mç)

● - Örnek; Bir kişide COVID-19 un etkileyeceği hücre grubu yok sa, kişinin yaşının 100 olması ve 100 lerce kronik veya akut hastalıkları olması, (Herhangibir doku veya organda hücre grubu sayısı kadar farklı hastalık gelişebilir.) COVID-19 için risk teşkil etmez. Orman yok sa, orman yangını olmaz.

KISA BİLGİLER;

-- İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, canlı cansız herşey, tüm dünya hatta tüm evren; NÖTRON, PROTON ve ELEKTRON ların farklı dizilimleri ile oluşmuştur, bu nedenle çok farklı görünen organizmalar, birçok biyokimyasal özellikleri paylaşırlar

Hayvan ve bitki hücrelerinin her ikisi de bir plazma zarı ile çevrilmiştir ve nükleus hücre iskeleti ve birçok ortak sitoplazmik organel ortaktır.

HÜCRE

-- İnsan yaşamımım en temel ve basit biçimine hücre denir. Yaşam hücre ile başlar, her şey hücrelerle, hücrelerde gerçekleşir. Hücreler akıl küpüdür hücreyi bilmeden yaşamın işleyişini bilemeyiz. Canlı bir hücre çevresi ile sürekli temas halindedir ve çevresinden izole olan hücre ölür.

***Bizler bir tek hücreden oluşuruz. Bu nedenle bütün hücreler yapısal bazı değerleri paylaşırlar. Hücreler arası iletiler ortak moleküllerle olur. Gelişme, döllenmiş bir yumurtanın önce ikiye, sonra dörde sonra sekiz hücreye bölünmesi ile başlar ve böylece ilk embrio oluşur. İnsan gibi karmaşık organizmalar, vücuttaki her doku, devam eden hücre çoğalması ve daha sonra belli hücre tiplerinin farklılaşması ile ortaya çıkar.

İlk hücre (yani döllenmiş yumurta=zigot) içerik, büyüklük, biçim, renk ve yüzey yapıları bakımından farklılıklar gösterir.  Hücre sayısı gelişimini tamamlamış sağlıklı erkeklerde yaklaşık 100 trilyon, sağlıklı kadınlarda ise yaklaşık 80 trilyon kadardır.

-- Hücreler, bir yada daha fazla sayıda spesifik fonksiyonları, dokularla organize olarak yerine getirirler. Fonksiyonlar kişilere göre değişmekle birlikte yaklaşık 240 farklı hücre grubu (=çeşidi) tarafından gerçekleştirilmektedir.

Hücre sayı ve gruplarının oluşumuna paralel olarak, en önemli gelişim ve değişiklik ergenlik dönemi ile başlar yeni ve farklı hücrelerin oluşumu ve diğer hücrelerle organize olarak organizmayı oluşturur. Bu süre kadın, erkek ve kişilere göre değişmekle birlikte yaklaşık 18 ile 22 yaşları civarında sonlanır. Ergenlik döneminde organlar ve fonksiyonlarında değişiklikler olur.

-- Bilimsel gelişim henüz tamamlamamış olmakla birlikte, İnsanlar aynı fonksiyonları farklı gerçekleştiren farklı hücre gruplarından oluşurlar ve farklı patojenler farklı hücre gruplarında hastalıklara neden olurlar. Hastalıkların seyir farkı; hücre gruplarının şekil, yoğunluk, konum ve fonksiyonlarına göre değişir. Herhangibir hücre grubunun konumu sayısı ve fonksiyonu bulunduğu doku ve organa göre değişir.

Bir insanın iki elinin hücreleri aynıdır. Fakat bu hücrelerin bir ayna görüntüsündeki dizilimlerinin farklı oluşu, fonksiyon farklılıklarına neden olur. Her ne kadar her iki yavru hücre aynı genetik materyali taşısada, hücreler büyüklük, biçim ve içerik açısından farklı olurlar. Değişik hücre tiplerine farklılaşan bu kardeş hücrelerin fonksiyonları ve akıbetleri farklı olur. Bu işleyiş biçimi, GEN – HASTALIK,  ilişkisi ile ilgili konuşulanların gerçeği yansıtmadığının kanıtıdır.

-- İnsan GENOM u, bireyin bütün hücre türlerinde aynıdır. Bu bireyin vücudundaki tüm hücrelerin, DNA ve GEN dizilerinin aynı olduğu anlamına gelir. Ama hücreler sadece GEN ve DNA dizilerinden oluşmazlar.

-- Vücudumuzu oluşturan trilyonlarca hücrenin uyumlu çalışması ciddi bir iletişim ve işbirliği gerektirir. Çevresinden izole olan hücreler yaşayamazlar. Hücre her şeydir, her şey hücrelerle ve hücrelerde gerçekleşir.

-- Dokular sadece hücrelerden oluşmazlar, hacimlerinin çok önemli bir kısmını (ECM)ekstraselüler matriks doldurur.

-- Hücreler, farklı fonksiyonlar için çoğalır, şekil değiştirir sayısız etkenlerlede ölürler. (gelişme ve yaşlanma)

-- Hücreler kimya fabrikaları gibi, basit kimyasal yapı taşlarından, sonsuz sayıda karmaşık molekülleri üretebilirler. Birçok molekül hücrelerde yapılır ve yıkılır.

-- Hücreler algılar ve bilgi taşırlar.

-- Hücrelerin sinyalleri gönderme ve sinyallere cevap verme yeteneği, yeteneklerimizi oluşturur.

-- Hücreler bir enerji çeşidini, başka bir enerji çeşidine dönüştürebilirler.

-- Hücreler değişik ihtiyaçlara cevap verebilmek için GEN ifadelerini düzenlerler.

-- Genetik bilgi, nükleotidlerin düz bir zincir boyunca dizildiği DNA tarafından taşınır.

-- Hücrelerin genetik yönlendirmesi, çevresi ve çevre ile bağlantılıdır.

-- Sentezleyemediğimiz ve sağlık için besinlerden almamız gereken temel (=esansiyel=elzem) aminoasitler sekiz (8) tanedir. Mısır ve fasulye, her ikisi birlikte, bu sekiz amino asidin tamamını barındırır. Her gün duyduğunuz garip isimli mucizevi nesneler bu listede yer almaz.  (mç) 

Hücreler, son derece karmaşık ve çeşitlilik gösteren yapılardır; yaşamı oluşturan kendi kendini kopyalama kapasitesinin yanı sıra, fonksiyonları gerçekleştirirler. Böyle olmakla birlikte, hücreler cansız sistemlerin davranışlarını belirleyen fizik ve kimya kurallarının tamamına uyarlar. 

Kas, deri, kemik, sinir, kan hücreleri gibi hücreleri yapmak insan vücudunu oluşturmak için yeterli değil. Her iki elimizdeki hücrelerin çeşidi aynıdır ama ayna görüntüsündeki dizilimleri, fonksiyonların, farklı olmasına neden olur.

(+)Hücreler bir enerji çeşidini, kimyasal fabrikalar gibi, başka bir enerji çeşidine dönüştürebilirler. Basit kimyasal yapı taşlarından, yapıyı oluşturan bütün molekülleri üretebilirler. Bu üretim, garip isimli nesnelerle gerçekleşmez.

**İnsanlar farklı hücre gruplarından oluşurlar. Aynı fonksiyon, farklı kişilerde farklı hücre grupları tarafından gerçekleştirilir. Bu nedenle patojenlerden etkilenmeler de farklıdır.

 

Latent Virüsler (Tıbbın kör noktası)

Latent virüsler; (Yakında)

AŞI UYGULAMALARINDA, ciddi yan etki gelişmedi sözü şaka gibi!

--AŞI teknolojisi çağ dışı, daha çok veya daha az bilimde ölçü değil. Şimdiki teknolojilerle yan etkisiz aşı üretmek imkansız. Herhangibir patojen çok az sayıda hatta çoğu bir hücre grubunda etkili olur. RNA bütün hücrelerde var.

Aşı çoğu kişiye gereksiz yapılır.

1.-İdeal dozu belirlemek imkansız,

2.-rapel aralık ve sayısını belirlemek imkansız

3.-Aşı yapılması gereken kişileri belirlemek şimdilik imkansız

4.- Aşı patojenin etkilediği hücre grubunu öldürmüyorsa, etki süresini belirlemek imkansız.

5.- Faz bilimsel bir çalışma değil. Birbirinin aynı iki kişi yok.

     Yan etkisiz aşı olmaz.

** CİDDİ yan ETKİ yi semptom gelişip gelişmememesi ile değerlendirmek ciddiye alınacak bir görüş değil.  Hafif yan etki hafif beyindir.

**ATEŞ (lokal veya genel); DNA’nın sarmal yapısında kopmalara, nükleotidlerinin ayrılmasına, hatalı nükleotid birleşmelerine ve DNA nın elementlerinde mikro patlamalara neden olarak, yaşlanmaya ve hastalıklara neden olur. Pek çok hastalığın pusulasıdır.

**KIZARIKLIK, ŞİŞME; Etkilenen hücrelerin moleküler yapısının bozulması ile kanama ve ödem gelişimini gösterir. Sonuçta damarlardaki geçirgenlik artar ve doku hasarı oluşur. Yan etkinin kısa süreli olması önemsiz olduğu anlamına gelmez. Bütün hastalıklar nano ölçekte başlar.  Vücut önemsenmeyen eksileri toplar, hastalıklar ve yaşlanma böyle gerçekleşir. 

** HALSİZLİK, (=denge kusuru= kaslarda güçsüzlük) COVİD 19 hastaları veya m RNA aşısı olmuş kişilerde bireylere göre değişen bir bir durumdur, elementlerin dengesinin bozulması ile gerçekleşir. Fonksiyon kaybı, çabuk yorulma sık ve kolay sakatlanma, hücre eksilmesi veya hücrelerin moleküler yapısının bozulması ile gerçekleşir. Hücre eksiklik veya fonksiyon kaybına bağlı olarak algılama ve unutkanlık gibi sorunlar oluşur.

**AĞRI, Etkilenen hücrelerin moleküler yapılarının bozulması (değişimi) kanama, ödem ve nekroz gelişimi ile veya tıkanma ile oluşur. Semptom gelişirse ağrı gelişir, semptomsuz seyir hastalıksızlık anlamına gelmez. Ağrı hastalıkların pusulasıdır.

**COVİD19 lu hastalarının, karşılıklı bulaştırması, patojeniteyi artırır. Bulaşan sadece COVİD19 olmaz. Bulaştıran kişinin daha önce etkilendiği bütün patojenler (= LATENT ENFEKSİYONlar) ve toksik atıklarda bulaşır. Patojen çeşitliliği daha çok hücre grubunun etkilenmesine neden olur ve patojenite artar. Süper bulaştırıcı, süpermen kadar gerçek. Aynı fonksiyonu gerçekleştiren fazla sayıdaki hücre gruplarının farklı patojenler tarafından etkilenmesinde bulaşma artar. Süper bulaştırıcı denilen şey, çoklu patojen etkisidir. Patojenlerin hastalık geliştireceği hücre grubu yoksa, bulaştırıcının süper veya cüce olması fark etmez.  mç  (LOTUS ETKİSİ)

Yanlış BİLİNENLER – (Bildiklerinizi unutun)

--Kimse zeka sından ötesini göremez.

--Zekice şeyler için, zeka dan fazlası gerekir. (Dostoyevski)

--Cehalet içinde yaşamak, bilgiyle yaşamaktan kolaydır, şanslı olanlar cahilce yaşamaya devam ederler. (Paul ARDEN)

1.-Kanser, kanserojen

2.-Metastaz

3.-İmmün sistem

4.-Lenfnodu ve tonsil diseksiyonları

LENF NODLARI – İnsan vücudunda kişilere göre değişen yaklaşık 500 ile 1000 arasında lenf nodu vardır. Bu nedenle lenf nodlarının, ne sebeple olursa olsun eksizyonu hatalıdır. Lenf nodlarının  alınması geçici olarak sağlıklı gibi görünsede, yoklukları hastalıkların tüm vücuda engelsiz olarak yayılmasına neden olur. LENF nodları vücudun süzgeçleri ve barajlarıdır. Yakın lenf nodlarının kanserler nedeniyle alınması, kanserler dahil bütün hastalıkların hızlı yayılma nedenidir.  

Bazı organ ve dokularda sıvı toplanmasının en önemli sebebi lenfatik sistemin yetersizliğidir. Yetersizliklerde en önemli etken lenf nodlarının diseksiyonudur.

Lenf nodları, antijenleri vücudun her yerinden toplayıp en uygun kişisel yanıtın oluşması için filtrelendiği yerlerdir.

 Atık toplama ve arıtma merkezleridir.

Lenfositler (beyaz kan hücreleri) lenfatik dokularda oluşur ve depolanır.

Lenfositler yabancı hücreleri molekülleri mikropları tanımak ve onlara karşı antikor oluşturmak için programlanmıştır.

Lenf kapillerleri, tüm vücut boyunca pleksus oluşturarak, intertisyel sıvıyı gerektiğinde absorbe ederler.

Kalbin pompa görevi yaptığı kan dolaşımının aksine kendi pompalama aktiviteleriyle sıvının bölgesel lenf nodlarına ve devamında venöz dolaşıma akışını sağlarlar.

Lenf nodlarının görev yapamaması veya sayısının azalması her türlü hastalığa zemin hazırlayarak performans düşüklüklerine ve erken yaşlanmaya neden olurlar. 

Lenfositler lenf düğümlerinde toplanır.

Lenf damarları vasıtasıyla normal kan dolaşımına karışarak tüm vücutta dolaşırlar.

Büyümüş lenf nodları nın en önemli sebebi kanserler değil, enfeksiyonlar ve atıklardır. 

Akyuvarların işlevlerini gerçekleştirebilme leri için kan dolaşımından ayrılıp dokulara girmeleri gerekir.   Lenfatik sistem yetersizlikleri; lenf ödem, ateroskleroz, tümör metastazı, fibrozis, obezite, inflamatuvar barsak hastalıkları ve sepsis gelişimine neden olurlar.

Lenfa ve Lenfatik sistemin temel fonksiyonu, vücudun çeşitli dokularındaki sıvıları kan dolaşımına döndürerek sıvı dengesini ayarlamaktır.

Her bir lenf düğümü (=nod) grubu belirli doku, yapı veya bölgelerden sıvıyı direne ederler. Bir bölgedeki enfeksiyon lenf kanalları yoluyla ilgili lenf düğümlerine ulaşır.  Her lenf düğümü grubu yabancı ve zararlı molekülleri atıkları toplar ve arıtır. Vücudun bekçileridir. Patojenlerin kontrolsüz bir şekilde vücuda yayılımını önlerler. Vücudun bekçileri, patojenler ve atıkların toplanma ve arıtma merkezleridir. Bu nedenlerlei büyür şişer ve enfekte olurlar. Bilinenin aksine lenf nodu patolojilerinin nedeni, kanserlerden çok enfeksiyonlar dır.

LENF nodları vücudun süzgeçleri ve barajlarıdır. Yakın veya uzak lenf nodlarının kanserler veya bir nedenle alınması veya yoklukları, kanserler dahil bütün hastalıkların hızlı yayılma nedenidir.

Mediastinoskopi sırasında bölgesel lenf nodlarının çıkarılması, hastalığın daha hızlı yayılmasına ve lenf ödeme neden olur.

**Lenfatik sistemi oluşturan organlar;

1.--lenf nodları,

2.--lenf damarları,

3.—dalak,

4.—tonsil,

ve

5.--peyer plaklarıdır.

**Lenf düğümleri küçük gruplar halinde bir arada bulunurlar ve hepsi kanallar aracılığıyla birbirlerine bağlıdır. Lenf sıvısının toplam hacmi kanın toplam hacminin üç katından fazladır. Lenf düğümleri, antijenleri vücudun uzak bölgelerinden toplayıp en uygun kişisel immün yanıtın oluşması için lenfatik sisteme sunulduğu filtreler olarakta düşünülebilir.  

İnsan vücudunda kişilere göre değişmekle birlikte, yaklaşık 500 ile 1000 arasında lenf nodu vardır. Lenf nodu sayısının yüksekliği (fazlalığı) sağlıklı yaşamın olmazsa olmazıdır.

Lenf kapillerleri, tüm vücut boyunca pleksus oluşturarak, intertisyel sıvıyı gerektiğinde absorbe ederler. Kalbin pompa görevi yaptığı kan dolaşımının aksine kendi pompalama aktiviteleriyle sıvının bölgesel lenf nodlarına ve devamında venöz dolaşıma akışını sağlarlar.

Akyuvarların işlevlerini gerçekleştirebilmeleri için kan dolaşımından ayrılıp dokulara girmeleri gerekir.   Lenfatik sistem yetersizlikleri; lenf ödem, ateroskleroz, tümör metastazı, fibrozis, obezite, inflamatuvar barsak hastalıkları ve sepsis gelişimine neden olurlar.

Bazı organ ve dokularda sıvı toplanmasının en önemli sebebi lenfatik sistemin yetersizliğidir. Yetersizliklerde en önemli etken lenf nodlarının diseksiyonu veya tıkanmasıdır.

Lenfositler (beyaz kan hücreleri) lenfatik dokularda oluşur ve depolanır.

Kalbin pompa görevi yaptığı kan dolaşımının aksine kendi pompalama aktiviteleriyle sıvının bölgesel lenf nodlarına ve devamında venöz dolaşıma akışını sağlarlar.

Lenf nodlarının görev yapamaması veya sayısının azalması her türlü hastalığa zemin hazırlayarak performans düşüklüklerine ve erken yaşlanmaya neden olurlar.

LENFATİK SİSTEM Lenfa ve Lenfatik sistemin temel fonksiyonu dokuların sıvı dengesini ayarlayarak, vücudun çeşitli dokularından sıvıları kan dolaşımına döndürmektir. Her bir lenf düğümü (=nod) grubu belirli doku, yapı veya bölgelerden sıvıyı direne eder. Bir bölgedeki enfeksiyon lenf kanalları yoluyla ilgili lenf düğümlerine ulaşır.  Her lenf düğümü grubu yabancı ve zararlı molekülleri atıkları toplar ve  arıtır.  Patojenlerin kontrolsüz bir şekilde vücuda yayılımını önler. Vücudun bekçileridir.

**Lenf düğümleri küçük gruplar halinde bir arada bulunurlar ve hepsi kanallar aracılığıyla birbirlerine bağlıdır. Lenf sıvısının toplam hacmi kanın toplam hacminin üç katından fazladır. Lenf düğümleri, antijenleri vücudun uzak bölgelerinden toplayıp en uygun kişisel immün yanıtın oluşması için lenfatik sisteme sunulduğu filtreler olarakta düşünülebilir. 

**Lenfatik sistemi oluşturan organlar; 1.--lenf nodları, 2.--lenf damarları, 3.—dalak, 4.—tonsil, ve 5.--peyer plaklarıdır. İnsan vücudunda kişilere göre değişmekle birlikte, yaklaşık 500 ile 1000 arasında lenf nodu vardır. Lenf nodu sayısının yüksekliği (fazlalığı) sağlıklı yaşamın olmazsa olmazıdır. Lenf nodlarının, ne sebeple olursa olsun eksizyonları hatalıdır. Lenf nodlarının alınması geçici olarak sağlıklı gibi görünsede, yoklukları hastalıkların tüm vücuda engelsiz olarak yayılmasına neden olur. LENF nodları vücudun süzgeçleri ve barajlarıdır. Yakın lenf nodlarının kanserler nedeniyle alınması, bilinenin aksine kanserler dahil bütün hastalıkların hızlı yayılma nedenidir.  

Mediastinoskopi sırasında bölgesel lenf nodlarının çıkarılması, hastalığın daha hızlı yayılmasına ve lenf ödeme neden olur.

Lenfositler (beyaz kan hücreleri) lenfatik dokularda oluşur ve depolanır.

Lenf kapillerleri, tüm vücut boyunca pleksus oluşturarak, intertisyel sıvıyı gerektiğinde absorbe ederler. Kalbin pompa görevi yaptığı kan dolaşımının aksine kendi pompalama aktiviteleriyle sıvının bölgesel lenf nodlarına ve devamında venöz dolaşıma akışını sağlarlar.

Lenf nodlarının görev yapamaması veya sayısının azalması her türlü hastalığa zemin hazırlayarak performans düşüklüklerine ve erken yaşlanmaya neden olurlar.  

Büyümüş lenf nodlarının en önemli sebebi kanserler değil, enfeksiyonlar ve atıklardır. 

Akyuvarların işlevlerini gerçekleştirebilmeleri için kan dolaşımından ayrılıp dokulara girmeleri gerekir.   Lenfatik sistem yetersizlikleri; lenf ödem, ateroskleroz, tümör metastazı, fibrozis, obezite, inflamatuvar barsak hastalıkları ve sepsis gelişimine neden olurlar. 

5.-Sürü veya toplumsal bağışıklık

**Sürü bağışıklığı, toplumlarda aşılananan veya hastalığı atlatan kişilerin oranlarının %70 i aşması durumunda; aşılanmamış veya hastalanmamış, kişileri koruması olarak tarif ediliyor.

Akıl alır gibi değil, deli saçması desem, deliler bu kadar saçmalamaz. Aşılananlarla hastalığı geçirenlerin, toplumlardaki oranı; % 70-75 olunca toplumsal bağışıklık gerçekleşirmiş. Aşılar, manyetik alan oluşturarak aşısızları koruyorsa beyinler seyahatte olmalı.

**Her patojen her insanda hastalığa neden olmaz. Özelliklede virüsler son derece kısıtlı konakçı yelpazesine sahiptirler. Pandemilerde sürü bağışıklığı sürülerde bile olmaz. (mç)

PANDEMİ nedir, nasıl gelişir.  (mç) Kimse aklından ötesini göremez. Cehaletin cazibesi, BEYNİN sıfır

6.-Plasebo

--Hücre doku ve organizmanın düzgün fonksiyonu, en küçüğünden en büyüğüne yapıyı oluşturan moleküllere bağlıdır. Yaşam için tek bir protonun (H+) kimyasal etkisi, yaşamsal dev bir DNA molekülü kadar gerekli olabilir. Moleküllerin birbirleri ve su ile kimyasal ilişkisi yaşamın doğasını belirler.

                                               (+) (Molecular Cell Biology 6E)     

                   (Lodish, Berk, Kaiser, Kriger, Scott, Bretscher, Ploegh, Matsudaira)

--Bilimsel çalışmalarda, etkinlik belirlemede, suyun etkisiz olarak düşünülmesi yanlışların başlangıcıdır. Su yaşamın en önemli molekülüdür. (mç) --Kişilere ve kişilerin hücrelerine göre değişmekle birlikte, hücrelerin ağırlık olarak %70 ile 85 i, vücut ağırlığının ise %40 ile75 sudur. Bu değerler yaş, cinsiyet ve obezite ile değişmektedir.  Suyun hücrelerin içine ve dışına hareketi, sadece canlıların değil cansızların değişimindede önemli yer tutar. İnsanlarda suyun plazma zarından giriş çıkış hareketi hücre hacmini belirlemenin yanında yaşamın seyrini belirler. Yaşamın suda başlaması tesadüf değil.

Su biyolojik sistemlerde en çok bulunan moleküldür. Büyük ve küçük tüm moleküllerin, birbirleri ve su ile kimyasal ilişkisi yaşamın doğasını belirler.

---Su, insan vücudundaki tüm süreçler için çözücüdür.

---Su besinleri hücrelere taşır.

---Hücre içine giriş çıkışla, hücre hacmini belirler.

---Atık ürünleri idrar yoluyla uzaklaştırır.

---Terleme yoluyla, vücudun soğumasını sağlar.

                                     Clinical Chmistry  (Bıshop, Fody, Schoeff) 

                                                               (mç)

--Plaseboda çok az su veriliyor, etkisi olmaz veya önemsiz görüşü yanlış. Herhangi bir moleküldeki bir atomun yer değiştirmesi bile, molekülün biyolojik aktivitesini değiştirir.

--Yaşamın işleyişinde az çok veya yeteri kadar bilim değildir. Bir molekülün farklı izomerleri, farklı biyolojik aktivite gösterirler.

Psikolojik etki, etkisiz demek değil çoğu kişide, fiziksel travma dan daha etkili ve etkisi yaşam boyu sürebilir. (PLASEBO ETKİSİ.- Farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın, telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir. Plasebo, latince hoşnut etmek anlamındadır. Bu görüş zaten yanlış, henüz plasebo etkisini belirleyen bir teknoloji geliştirilmiş değil, ayrıca kimyasal olarak etkisiz herhangi bir nesne yok. Telkin çok ciddi etkendir. (mç)

7.-Antioksidan

--Kendi kendine oksitlendiğinde, oksidasyonu engelleyici her madde diye tarif ediliyor. (Öncelikle,  kendi kendine ve sebepsiz oksitlenme olmaz, temel bilimlere aykırı.)  Bilim çevrelerinde (E) ve (C)vitaminin antioksidan etkisi konuşuluyor.  Ölçüsü ne, birileri için gereksinim olan bir nesne, birileri için gereksiz olabilir. Her şeyin azı ve çoğu hastalık nedenidir, oksijenin, suyun bile. Suyun azı kurutur, çoğu çürütür. Yaşamda altın anahtar yok, altın anahtarlar var. Vücut kitle endeksi veya referans aralığı bilimsel bir ölçü değil. Tüpte gerçekleşen hiçbir reaksiyon, insan vücudunda birebir gerçekleşmez. Tüp veya tüpteki deneylerde aynı sonuçlar aynı değerlerle alınır. Ölçüler aynı ise sonuçlar aynıdır. Dünya nüfusu yaklaşık 8 milyar ve her insan farklı. (mç)

 Bizler, amino asitlerimizi, moleküllerden sentezleriz yada tükettiğimiz, proteinlerin yıkımından sağlarız. Sentezleyemediğimiz ve sağlık için besinlerden almamız gereken temel (esansiyel, elzem) amino asitler sekiz (8) tanedir. Bunlarıda garip isimli destek adı altında pazarlanan mucizevi nesnelerden değil, mısır ve fasülye den alırız. Bu iki besin (her ikisi birlikte) bu sekiz amino asidin tamamına sahiptir.

--Mucizevi nesneler, hücrelerin zamanından önce ve ya sonra bölünmesine neden olarak, farklılaşmasına neden olurlar. Farklılaşan hücrenin moleküler yapısı değişir. Çok hücrelilerde hiçbir hücre çevresinden izole yaşayamaz. Hücre ya ölür, atık olur, ya da DNA da mutasyon gelişimine neden olarak hastalık geliştirir. Yaşlanma böyle gerçekleşir.

8.- Otoantikorlar

--Kendi kendine oksitlendiğinde, oksidasyonu engelleyici her madde diye tarif ediliyor. (Öncelikle,  kendi kendine ve sebepsiz oksitlenme olmaz, temel bilimlere aykırı.)  Bilim çevrelerinde (E) ve (C)vitaminin antioksidan etkisi konuşuluyor.  Ölçüsü ne, birileri için gereksinim olan bir nesne, birileri için gereksiz olabilir. Her şeyin azı ve çoğu hastalık nedenidir, oksijenin, suyun bile. Suyun azı kurutur, çoğu çürütür. Yaşamda altın anahtar yok, altın anahtarlar var. Vücut kitle endeksi veya referans aralığı bilimsel bir ölçü değil. Tüpte gerçekleşen hiçbir reaksiyon, insan vücudunda birebir gerçekleşmez. Tüp veya tüpteki deneylerde aynı sonuçlar aynı değerlerle alınır. Ölçüler aynı ise sonuçlar aynıdır. Dünya nüfusu yaklaşık 8 milyar ve her insan farklı. (mç)

 Bizler, amino asitlerimizi, moleküllerden sentezleriz yada tükettiğimiz, proteinlerin yıkımından sağlarız. Sentezleyemediğimiz ve sağlık için besinlerden almamız gereken temel (esansiyel, elzem) amino asitler sekiz (8) tanedir. Bunlarıda garip isimli destek adı altında pazarlanan mucizevi nesnelerden değil, mısır ve fasülye den alırız. Bu iki besin (her ikisi birlikte) bu sekiz amino asidin tamamına sahiptir.

--Mucizevi nesneler, hücrelerin zamanından önce ve ya sonra bölünmesine neden olarak, farklılaşmasına neden olurlar. Farklılaşan hücrenin moleküler yapısı değişir. Çok hücrelilerde hiçbir hücre çevresinden izole yaşayamaz. Hücre ya ölür, atık olur, ya da DNA da mutasyon gelişimine neden olarak hastalık geliştirir. Yaşlanma böyle gerçekleşir.

8.- Otoantikorlar

--Antikor*Antikorlar, kan proteinleridir. Antijene karşı vücudu korumak için, sipesifik (=yalnız bir türe özgü) olarak üretilen proteinlerdir. Bağlanma (bloke etme) özellikleri taşırlar. Yoğun patojen temasta antikor etkisiz kalır.  Antijen değişince, antikorda değişir. Farklı patojenlere karşı farklı antikorlar gelişir.

Lenfositlerin sınırsız çeşitlilikte antijene özgül reseptör oluşturması otoimmün denilen hastalıkların oluşumuna neden olur.

*--Antikor, sadece o an bilinen bir patojene değil, olan başka patojenlere ve LATENT ENFEKSİYON lara karşı da gelişir.

--Antikor oluşumu ve yoğunluğu, etkilenen hücre gruplarının; yoğunluğu, konumu, fonksiyonu gibi etkenlere göre değişir.

--Uzun süreli ve yoğun antikor varlığı OTOİMMÜN denilen, hastalıkların oluşumuna neden olur. Aslında otoimmün kelimesi, bilim dışı uydurmadır. Tüm evrende canlı ve cansız yaşamda, hiçbir şey kendiliğinden oluşmaz.

-- Aynı fonksiyon, farklı kişilerde, farklı hücre grupları ile gerçekleştirilir. Bazı kişilerde ise patojenden etkilenecek olan hücre grubu olmayabilir.  Antikor fazlalığı ve sürekliliği, bilinenin aksine, antijen baskısının devam ettiğini gösterir. Antikor antijeni bloke ederek, partikül sayı ve yoğunluğunun artmasına neden olur. Partikül artışıda damar tıkanmalarına neden olur.  Farklılıklar olsada, bütün aşılar partikül artışı ve toksik atıklara neden olurlar.

*--Antikor yoğunluğu ve süresine göre etkinlik ten bahsetmek, trajedidir. (mç)

--Antikor (antibadi=immünoglobulin),zararlı maddelerden korunmada görev alan ve plazma hücreleri tarafından salgılanan molekül.

**Kazanılmış immün yanıtın anahtar molekülü olan (antijene özgül) ANTİKORLAR 1905 yılında Emil Von Behring ve Shibosabura Kitasato tarafından keşfedilmiştir. Şimdi VON BEHRİNG’ in antikorlarının, İMMÜNOGLOBULİN ler olarak adlandırılan serum proteinleri olduklarını biliyoruz. 

9.-Varyant

10.-Mutasyon

11.-Akıllı ilaç

Bütün ilaçlar akıllıdır, doktor kadar. Akıllı ilaç kanser tedavisinde hedefe yönelik sonuç almayı sağlayan yöntem diye tarif ediliyor.

 Öncelikle bütün tedaviler zaten hedefe yönelik değilmidir. Böyle bir yöntem 240 hücre grubumda, (insanlar yaklaşık 240 farklı hücre grubundan oluşurlar) kanser hastalarında işe yarıyorsa, bir hücre grubunda hastalık geliştirerek pandemi nedeni olan COVİD19 da kesin çözüm olurdu. Akıllı ilaç üretebilenler için, aşı üretmek çocuk oyuncağı olmalıydı.

--*Yaşam hücreyle başlar, hücre her şeydir. Hücre ölümlerini hedef alan girişimler geçici palyasyon sağlasa da, TEDAVİ değildir, akıllı hiç değildir. (mç)

12.-Yaşasın yalan

Hücre bölünmesini hızlandıran veya yavaşlatan (=kalori azaltılması veya artırılması) destek adı altındaki nesnelerin hesapsız, kitapsız rast gele kullanımı, gerçekte söylenenlerin tam tersini yapar. Program dışı hücre ölümleri, (yavaş veya hızlı=apoptoz dışı hücre ölümleri) nekrozlara ve atıklara neden olurlar. Hızlı veya yavaş hücre bölünmesi (=üremesi) DNA nın sarmal yapısında kopmalara, nükleotidlerin ayrılmasına, hatalı nükleotid oluşumlarına DNA nın elementlerinde mikro patlama lara, neden olarak, kanser dahil hastalıklara neden olurlar. Her insan ın yaradılışı farklı yazılımdır. Yazılımdaki bozulmalar sağlığın bozulma nedenidir. (mç)

13.-Boyut patoloji

14.-Referans aralıkları

15.-Hastalıkların organ isimleri ile adlandırılması (aynı hücre grubuna bağlı olarak gelişen hastalık, hücre grubunun olduğu bütün doku ve organlarda hastalık gelişimine neden olur.)

16.-Kanser ve patoloji

17.-Evreleme

18.-Glükoz metabolizması

19.-Rapeller

**Bir nesnenin (aşı veya ilaç) iki veya üç misli kullanılması (=artırılması) etkiyi o oranda artırmadığı gibi, tam tersi etkisizleşebilirde. Bir moleküldeki herhangi bir atomun eksilmesi, artması veya yer değiştirmesi BİYOLOJİK AKTİVİTEYİ değiştirir.  Bir çiçeğe suyu eksik verirseniz kurur, fazla verirseniz çürür.

**Aşı etkinliklerinin, fazlarla belirlenmesi bilim değil istatistiktir. İstatistik denizden bir kova su aldığınızda, kovada balık varsa, denizde balık var, kovada balık yoksa, denizde balık yok demektir.

**Hesapsız kitapsız antikor seviyesine göre aşı sayılarını artırmak veya ELMA aşısı ile ARMUT aşısını karıştırmak veya toplamak (=sözde etkisini birleştirmek) AYVA aşısı oluşturur. Böyle uygulamalar, zamanla, ciddi sağlık sorunlarına neden olacaklardır. Birilerinin aklına haklı olarak çocuklarda uygulanan karma aşılar gelmiş olabilir, KARMA AŞI FİKRİ ZATEN YANLIŞ. (Yakında)              Bildiklerinizi unutun.  Balık yemi görür, oltayı görmez. (Çin atasözü)

20.-BOTOX

21.-SİGARA

22.-Oksijen

23.-Obezite Cerrhisi (Mide Bypass)