Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Yanlış Bilinenler (1)

Yanlış Bilinenler (1)

İmmün Sistem (yakında)

Lenfnodu ve Tonsil Diseksiyonları

Aşı

Hastalıkların Organ İsimleri İle Adlandırılması

Sigara

Alkol ve Hücre

Sürü veya Toplumsal Bağışıklık

Referans Aralıkları

Obezite Cerrahisi

Botoks

Rapeller

Plasebo

Antioksidan

Vücut Kitle İndeksi

Posa

Bilinçsiz Göçler

Grip Aşıları

Virüsler

Latentvirüsler (Tıbbın Kör Noktası)

Aşı ve Hafif Yan Etki (Şaka Gibi)

Organlarda Covid Etkisi

Karma Aşı Fikri Yanlış

Varyant

Probiyotikler

Aşı Karmaşası

Mutasyon (yakında)

Antibiotik direnci (yakında)

Hastane infeksiyonları (yakında)

 

 

İmmün Sistem (yakında)

Lenfnodu ve Tonsil Diseksiyonları

Lenfa ve Lenfatik sistemin temel fonksiyonu, vücudun çeşitli dokularındaki sıvıları, kan dolaşımına döndürerek sıvı dengesini ayarlamaktır. Dengenin bozulması hastalık nedenidir. Lenfatik sistem kalbin pompa görevi yaptığı kan dolaşımının aksine kendi pompalama aktiviteleriyle sıvının bölgesel lenf nodlarına ve devamında venöz dolaşıma geçişini sağlayan damarlar, organlar ve hücreleri içeren bir sistemdir.  

Lenfatik sistemi oluşturan organlar;

  1. lenf nodları

(Lenf nodları, antijenleri vücudun her yerinden toplayıp, en uygun kişisel immün yanıtın oluşması için filtrelendiği yerlerdir. Atık toplama ve arıtma merkezleridir.)

  1. lenf damarları

(lenf sıvısını lenf düğümlerine taşıyan daha büyük damarlarla birleşir.)

  1. dalak
  2. tonsil
  3. peyer plakları

İnsan vücudunda kişilere göre değişen yaklaşık 500 ile 1000 arasında lenf nodu vardır. Lenf nodu sayısı ne kadar çok ve sağlıklı ise, kişi o kadar sağlıklı olur.

Her bir lenf nodu grubu belirli doku, yapı veya bölgelerden sıvıyı direne eder. Bir bölgedeki infeksiyon lenf kanalları yoluyla ilgili lenf nodlarına ulaşır.

Lenf nodları; Küçük gruplar halinde bir arada bulunurlar ve hepsi kanallar aracılığıyla birbirlerine bağlanırlar. Lenf nodları daha çok; boyunda, koltuk altlarında, göğüs boşluğunda, karında ve kasıklarda kümelenmiş halde bulunurken, Akciğer, karaciğer, böbrek gibi organların ve kan damarlarının etrafında yoğun olarak bulunurlar.

Lenfositler (=beyaz kan hücreleri) lenfatik dokularda oluşur ve lenf düğümlerinde toplanırlar. Lenf damarları vasıtasıyla normal kan dolaşımına karışarak tüm vücutta dolaşırlar. Lenfositler antijenlere karşı antikor oluşturmak için programlanmıştır. Bademcikler, geniz etleri, mide ve barsak duvarı lenfositten zengin yapılardır.

Sindirim sisteminde lenfositlerin toplandığı farklı yapılar vardır.

LENF nodlarının foksiyonları:

1- Yabancı ve zararlı moleküllerin filtrelenme süzülme yeridir.

2- Lenfositler lenf nodlarında üretiler. (lenfositler=beyaz kan hücreleri)

3- Bakteri, toksin ya da ölü hücreler gibi yabancı maddelerin kontrolsüz bir şekilde vücuda yayılımını önlerler.  Atıkların toplanma ve arıtma merkezleridir.

Sebebi ne olursa olsun lenf nodlarının disksiyonu, hastalıkların daha hızlı yayılmasına ve lenf ödeme sebep olurlar. Bilinenin aksine lenf nodu patolojilerinin nedeni, kanserlerden çok infeksiyonlardır.

Lenf nodlarının eksizyonu lenfatik sistem yetersizliklerine neden olur.

Lenfatik sistem yetersizlikleri; lenf ödem, ateroskleroz, tümör metastazı, fibrozis, obezite, inflamatuvar barsak hastalıkları ve sepsis gelişiminin yanında, performans düşüklüklerine ve erken yaşlanmaya neden olurlar.  

Lenf ödem.

Kuşkusuz lenfatik sistem hastalıklarının en önemli belirtisi lenf ödemdir. Ödem intertisyel sıvının, her organ veya dokuda aşırı birikmesi ile oluşur. Lenf ödeme daha çok kanser tedavilerindeki hatalar neden olur. Kanser cerrahilerinde lenf nodu diseksiyonları, radyoterapi ve kemoterapilerin fibrozise neden olması nedeniyle, lenf nodlarını tıkanması neden olur. Gerek lenf ödemin etkisi, gerekse lenf ödem gelişen hastaların özellikleri nedeniyle obezite lenf ödeme sıklıkla eşlik etmektedir.

Lenf ödemin en önemli komplikasyonu, tekrarlayan lenfanjit atakları, ateş yükselmeleri, kırgınlık, halsizlik, bulantı, kusma gibi genel semptomlardır.

Kemik iliği, kemiklerin içinde bulunan bir madde olup akyuvar, alyuvar ve trombositleirn yapıldığı yerdir. Alyuvarlar dokulara oksijen taşır, akyuvarlar infeksiyonlarla mücadele eder, trombositler ise kanamanın durdurulmasını sağlar. Kemik iliğini etkileyen tedaviler zamanla sağlığın bozulma nedenidirler.

Lenf nodlarına uygulanan cerrahi, radyoterapi veya lenf nodlarını etkileyen kemoterapiler palyasyon sağlasada, uzun dönemde sağlığın bozulma nedenidirler.  

Lenfositler akyuvarların bir tipidir, kemik iliğinde yapılır lenf ve kan damarları içinde dolaşır, vücut savunmasında çok önemli görev yapan T.B ve NK (doğal öldürücü hücreler) şeklinde üç ana gruba ayrılır.

Aşı

 

(Tehlike paranın geldiği yerden gelir. mç)

AŞI.-Bir patojenden elde edilmiş; aynı patojenin tehlikeli formundan kaynaklanacak hastalığa karşı korunma sağlamak amacıyla hazırlanan materyal. (=preparat)

Aşılar hafif şekerlemeler değildir, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilirler.

Aşı bir korunma yöntemidir ve bu yöntem karşılıksız değildir. Aşılar kalıcı veya geçici hücre kayıplarına neden olurlar.  (mç)

Aşı üretmek fikir olarak çok basittir, sorun uygulamada, o da zaten UYDURULUYOR.

Kalıcı etki. aşılarda kalıcı etki, patojenden etkilenen hücre grubunun ölümüyle gerçekleşir.

Geçici etki. hücre grubunun moleküler yapısında geçici süre değişiklikler olur. Bu etki kişilere göre değişir, hücrenin moleküler yapısı önceki haline (sağlıklı haline) geldiğinde aşı etkisi ortadan kalkar.

Aşılar;

1.-Tedavisi bilinmeyen hastalıkların ve salgınların önlenmesinde.

2.-Sosyoekonomik koşullar veya değişik nedenlerle, tedavi uygulama zorluklarında,

3.-Özellikle kötü yönetilen epidemi ve pandemiler de, çağdaş olmayan, mucizevi yöntemlerdir. Başarılı aşılar zaferdir, ama PİRÜS zaferi.

Aşıda düşük doz etkisiz kalırken, yüksek doz, konakçı ve temas hücre guruplarında, hücre ölümlerine ve nekrozlara neden olur.

Uygulanacak aşının sayısı ve uygulama aralığının bilimsel bir ölçüsü yok ve olamaz, uydur gitsin.

Aşı etkinliğini, antikor varlığı veya yoğunluğu ile belirlemek şaka olmalı.

Antikor varlığı ve yoğunluğu, bilinenlerin aksine, patojen baskısının devam ettiğini gösterir. Damar tıkanmalarına neden olabilirler. Farklı antijenlere karşı farklı antikorlar gelişir.

ÖRNEK; Poliovirüsün zayıflatılmış formda aşısı bulunmasına karşılık, aşının daha virülan poliovirüs türlerini geliştirebileceği endişesi ile,  günümüzde ölü poliovirüs içeren aşılar kullanılmaktadır.

Aşı nın etkili olacağı hücre grubu olmayan kişilerde, aşı sonrası antikor gelişirse, aşı hastalığa neden olmuş demektir. Yoğun antikor varlığı, otoantikor denilen, antikor bulaştırmasına neden olur. Aynı etki doz yüksekliğinde de söz konusudur.

AŞI konusu çok karmaşık ve bilinmezlerle doludur. Fazlası atılır geri zekalı sözüdür, fazlası atılabilseydi, eksiğide tamamlanırdı. (mç)

Salgın bilgilerimiz gibi aşı bilgilerimizde çağdışı çağdışı. Şimdilik yapılacak en doğru ve zararsız şey; korunmak ve korumak.

Ülkelerin çoğunda, hatta hepsinde, ortaçağın bile gerisinde olan pandemi yönetimi, aşı uygulamalarını, zorunlu kılıyor. Aşıların bölünerek uygulanması yan etkileri zamana yaymak ve azaltmak amacına yöneliktir. (mç)

Aşı uygulamaları; 

Faz çalışmaları ile aşı oluşturmak gibi, aşı uygulamalarıda çağdışı ve rast gele. Bu av değilki rast gelmezse ne olacak. Faz çalışmalarının bilimle ilgisi yok. B irbirinin aynı tek yumurta ikizi bile yok. Daha az veya daha çok bilimde ölçü değil. (mç)

Virüslerin çoğu, son derece kısıtlı konakçı yelpazesine sahip olup, çok azı insanlarda hastalık yaparlar. Yıkıcı etkilerinin nedeni hücreleri parçalayarak öldürmeleridir. Apoptoz dışı bu tarz ölüm şekli, toksik materyalin ortama yayılması nedeniyle dokuların fonksiyon görmelerine engel olmasından gelir.

Her virüs her insanda hastalık yapmaz. Bu nedenle aşı çoğu kişiye gereksiz yapılır. (mç)

1.- İdeal dozu belirlemek imkansız,

2.- Rapel aralık ve sayısını belirlemek imkansız

3.- Aşı yapılması gereken kişileri belirlemek şimdilik imkansız

4.- Aşı patojenin etkilediği hücre grubunu öldürmüyorsa, etki süresini belirlemek imkansız.

5.- Faz bilimsel bir çalışma değil. Seçici istatistik, birbirinin aynı tek yumurta ikizi bile yok.

Aşılar. Halsizlik, ağrı, titreme, ateş, tansiyon değişiklikleri, nabız artışı, lenf nodlarında şişme, anafilaksi, performans düşüklüklerine neden olabilirler. (mç)

Aşılarla oluşturulmaya çalışılan, konak savunma sistemi, sadece serbest haldeki virüsleri ve bakterileri değil, aynı zamanda bu patojenleri barındıran hücreleri de yok etmelidir.

Molecular Cell Biology 6E     

(Lodish, Berk, Kaiser, Kriger, Scott, Bretscher, Ploegh, Matsudaira)

Antijene özgül ANTİKORLAR 1905 yılında Emil Von Behring ve Shibosabura Kitasato tarafından keşfedilmiştir. Şimdi VON BEHRİNG’ in antikorlarının, İMMÜNOGLOBULİN ler olarak adlandırılan serum proteinleri olduklarını biliyoruz. İMMÜNO GLOBULİNLER antikor aktivitesinden sorumlu serum proteinleridir. Patojen değişince immünoglobulin de değişir.(Bu buluş Emil Von Behring’e NOBEL kazandırdı.)

Aşılama ile elde edilen başarılardan en belirgin olanı, çiçek hastalığı virüsüne karşı üretilen aşılar dır. Başarının nedeni sığır çiçek virüsü ile insan çiçek virüsünün, hastalık etkeninin benzer olmasıdır. Diğer başarılı örnek olarak ise, poliovirüs aşıları gösterilmektedir. Poliovirüsün zayıflatılmış formda aşısı bulunmasına karşılık, aşının daha virülan poliovirüs türlerini geliştirebileceği endişesi ile,  günümüzde ölü poliovirüs içeren aşılar kullanılmaktadır.

Hastalıkların Organ İsimleri İle Adlandırılması

Canlı cansız her şey, insanlar, bitkiler, hayvanlar, hemen her şey, tüm dünya, hatta tüm evren PROTON, NÖTRON ve ELEKTRONların farklı dizilimleri ile oluşmuştur.

Bizler tek bir hücrenin büyüyüp bölünmesi (2-4-8 gibi) ve fonksiyonlar için farklılaşması ile oluşuruz. Bu nedenle bütün hücrelerimiz yapısal bazı değerleri paylaşırlar. Yaşamda her şey hücrelerle hücrelerde gerçekleşir. Hücre sayısı, gelişimini tamamlamış sağlıklı kişilerde, erkeklerde yaklaşık 100 kadınlar da ise yine yaklaşk 80 trilyon kadardır. Hücreler farklı fonksiyonları yaklaşık, 240 farklı hücre tipi (=grubu) ile gerçekleştirirler. Organlarımız ortak ve farklı yüzlerce hücre gruplarından oluşurlar. Herhangi bir doku veya organın hastalıklarını aynı görmek ve isimlendirmek çağlar öncesine özgüdür. --Akciğer veya karaciğer hastalığı gibi söylemlerin bilimsel bir anlamı yoktur. Bütün doku ve organlarda hücre grubu sayısı kadar farklı hastalık gelişebilir ve hepsi farklı seyreder. (mç)

Her hangi bir hücre grubu pek çok doku ve organda, farklı sayı yoğunluk, şekil ve çeşitte bulunur. Bir hücre grubunun fonksiyonu, bulunduğu doku veya organa göre değişir. İki farklı insanın hücre grupları ve sayıları farklıdır. (mç)

Aynı doku ve organda o doku ve organı oluşturan hücre gurubu sayısı kadar farklı patojen farklı hastalık gelişebilir ve hepsi farklı seyreder. Karaciğer muhtemelen bütün hücre gruplarının bulunduğu (yaklaşık 240) bir organdır. Karaciğer sağlıktaki olumlu ve olumsuzlukların merkezinde yer alır, bu nedenle ADVERS (=zararlı etki) reaksiyonlarda birinci sıradaki hedef organdır.

Sigara

 

Kimyasal karsinojenlerin insan kanserleri için risk oluşturduğu genel kabul görse de, yalnızca birkaç kanserin, bazı karsinojenlerle ilişkisi gösterilebilmiştir. (ilişki için en az iki nesne gerekir) KARSİNOJEN konusu çelişkilerle doludur ve bilimsel bir karşılığı yoktur. Bir etken istisnasız her bireyde, aynı etkiyi gösteriyorsa, o etkinin nedeni olduğu söylenebilir. Örnek oksijensiz yaşam olmaz, oksijensiz kalan her insan kısa sürede ölür. Sigara içen herkes kanser olurmu?  Bazı kişilerde kanserlere neden olur denmesi daha doğru olur. Tek etkeni sabıkalı gösterme alışkanlığımız, kolaycılıktır, karlı ticarettir ama bilim değildir. (mç)

Sigara insan sağlığı için son derece zararlıdır. Sigara ile kanser ilişkisi BENZO(a)PİREN maddesinin sigara dumanındada bulunması ile ilgilidir. Diğer Benzo (a)piren içeren; petrol ürünleri ve atıkları, kömür (katran) ve her türlü duman hiç konuşulmaz. Sabıkalı yaratmak gerçek suçluyu gizler.

Karsinojen diye özel bir şey yok. İhtiyaç fazlası her şey farklı bileşen oluşumuna neden olarak, pek çok hastalık gibi kanserlerede neden olurlar. Örneğin kök hücreler, hem kanserleri önlerler, hem kanserlere neden olurlar, hemde onarım işlevlerini gerçekleştirirler. (yakında mç)

Etken DNA nın sarmal yapısında kopmalara, nükleotidlerin ayrılmasına, hatalı nükleotid birleşmelerine, hatalı nükleotid birleşmeleri, DNA nın elementlerinde mikropatlamalara, mikropatlamalar, nekrozlara, nekrozlar kanserlerinde içinde olduğu bütün hastalkılara neden olurlar.

 BENZO(a)PİREN (CROH 12) aromatik hidrokarbondur.

 Bulunduğu yerler:

1.- Sigara (sigara dumanı)

2.- Kömür. (katran)

3.- Her türlü duman.

4.- Petrol ürünleri atıkları (otomobil egsoz gazları)

VBG pek çok üründe bulunur.

Benzo (a) piren bileşenin p 53 geninde inaktive edici mutasyonlara yol açabileceği düşünülmektedir.

BENZO(a)PİREN akciğerlerde metabolize olunca Guanin (G) ile Timin (T) bazı, değişimine neden olabilir. Bu değişim, transversiyon tip mutasyon nedeni olarak kabul ediliyor.

Benzo (a) piren, kandaki karbon monoksit (CO) miktarının artışına neden olur, karbon monoksit artışı ile karboksi hemoglobin oluşur. Karboksihemoglobin, dokulara giden oksijen miktarının azalmasına neden olur. Hücresel düzeyde, direkt karbon monoksit hasarı ve doku hipoksisi karbon monoksit zehirlenmesi ile sonuçlanır.

Sigara konuşulduğu gibi, kanserlerinde içinde olduğu pek çok hastalıkta, yardımcı hastalık etkenidir. Benzo a piren içeren etkenlerle ilişkili olduğu söylenen kanserler arasında, akciğer, larinks, farinks, mide, karaciğer, pankreas ve serviks kanserleri sayılabilir.

Sigaranın zararları, saymakla bitmez, kanser bunların arasında belki de son sıralardadır. Duman akciğer fonksiyonlarını azaltır, yani kullanılan oksijen azalır, oksijen yaşamın en önemli elementidir. Sigara, cildin sağlığını güzelliğini bozar. Sigara, sadık arkadaştır ama dost değildir.

Ayrıca BENZO (a) PİREN tarafından oluşturulan G-T transversiyonu, sigara içenlerinde içinde olduğu akciğer kanseri hastalarının üçte birinde tespit edilmiştir. Bu tip mutasyon diğer tümörlerde nadiren görülür. 

Sigara da zararlı olan madde benzo (a)piren dir. Bizim dâhilere göre içinde 600 den fazla zehir varmış, COVİD in dostuymuş, hastalığa yakalanmayı 16 kez artırıyormuş. Bilgi sıfır olunca tek çözüm isteğe göre sallamak.

Bunları duyunca, sigara galiba faydalı diye düşünmüyor değilim. Benzo (a) piren maddesi tabiki zararlı ama sadece sigarada değilki.

Doğal gazın bileşen leri; metan, etan, propan, bütan, karbondioksit, oksijen, azot, hidrojen sülfit, helyum sağlıklı mı? Trafiğin sorun olduğu büyük şehirlerde karbonmonoksit solumak sağlıklımı. Yada otobüsleri maviye boyayarak çevreci olduğu söylendiğinde YEŞİLAY ın neden fikri yok.

Sigara konusu kolay para kazanma ve popüler olma yollarından biridir. Sanırım sigaranın her bireyde kanser yaptığını benden başka herkes biliyor. Bakış açıma göre; çoğunluğun görüşü zaten yanlıştır. Benim bildiğim, gelmiş geçmiş bütün dâhiler tütün kullanıcısı. Yeşilaydakiler, dâhilerin dâhisi olmalı.

Kanserlerle korkutmak sigara içimini önlemiyor. Cehennemle korkutmanın günah işlemeyi önlemediği gibi.

Sigara karapropagandasının arkasındaki gücün, moda tabirle uyuşturucu baronları olduğu unutulmamalı.

Alkol ve Hücre

NOT; aşı uygulamaları ve tedaviler sırasında, ALKOL, AĞRI KESİCİ ve UYUŞTURUCU kullanımları hücre membranlarının seçici geçirgenliğini bozarak bileşen oluşumlarını değiştirirler. Bu nedenle aşı veya ilaç etkinliği azalttıkları için kullanılmaları önerilmez. Bütün hücre membranları aynı maddelerden meydana gelmişlerdir. En önemli bileşenleri ise LİPİDLER ve PROTEİNLER dir. (Devam edecek)

Sürü veya Toplumsal Bağışıklık

 

Toplumlarda aşılananan veya hastalığı atlatan kişilerin, aşılanmamış veya hastalanmamış, kişileri koruması olarak tarif ediliyor. Aşılananlarla, hastalığı geçirenlerin toplumlardaki oranı; % 70-75 olunca, toplumsal bağışıklık gerçekleşirmiş. Akıl alır gibi değil, deli saçması desem, deliler bu kadar saçmalamaz. Aşılar, manyetik alan oluşturmazlar.  Aşı etkisi başkalarının şemsiyesi altına sığınmakla karıştırılmış. Çok değil azıcık beyin.  (mç) Kimse aklından ötesini göremez.

Referans Aralıkları

Referans aralıkları, hatalı olarak ‘’normal aralık’’ olarak nitelendirilir. Tüm normal aralıklar gerçekte referans aralıkları olarak tanımlanabilir, ancak tüm referans aralıkları normal aralıklar değildir.

Çoğu hasta verileri normal dağılımı göstermez. (Bana göre hiçbiri)) Test yönetiminin performansı, tıbbi tanı koymak, fizyolojik işlevi değerlendirmek ve tedaviyi yönlendirmek için kullanılır.

Referans aralıkları mutlak en yüksek ve en düşük değerleri içerir. Her hangi bir tetkikte, örnek 20 ile 80 arası referans aralığı olarak gösteriliyorsa, sizin değerlerinizin(=sonuçlarınızın) bu değerler arasında olması sağlıklı olduğunuz anlamına gelmez. Sizinki hangisi 21mi, 79mu. Bilimde doğru tektir. İki değer arasında yaklaşık (8) milyar insan var. (mç)

Doğru olan bireyin değerlerinin, referans aralığının belirlenebilmesidir.  (Kişisel referans aralıkları belirleme, şimdilik yok gelecekte mutlaka)  Referans aralıkları içindeki değerlerin pek çok hekim ve hastalar tarafından sağlık göstergesi olarak görülmesi yanılgı nedenidir. Bir değer düşük veya yüksekse, onunla dengelenen en az başka bir değer düşük veya yüksektir. Sadece bir tektik, normal kabul edilen sınırların dışında ise bu, NAZAR BONCUĞU DEĞİL, ilişkili tetkik sonuçlarının tamamının hatalı olduğu anlamına gelir.  (mç)

Obezite Cerrahisi

 

OBEZİTE: Çağın en önemli sağlık ve estetik problemleri arasında arasında yer alır. Obezitenin önlenememesi çözüm önerilerinin yanlışlığının göstergesidir. İhtiyaç fazlası gıda alımı, yaş ve hareket azlığı değişmeyen sabıkalılardır.

Sayısız diyet çeşitliliği, 25.000 den fazla pişirme önerisi ve sağlıklı denilen yalanlarla diyetlerdeki kilo verme oranı %5 lerde kalmıştır. Beslenme sağlıkta en çok konuşulan ve içinde yalanı barındıran konudur. Beslenme önerilerinin %90 ı yalan %10 u da sizin için doğru olmayabilir.

Organizmaların oluşumu sırasında yüzlerce hücre tipi belirli görevler için özelleşirler. Organ ve dokular çok çeşitli ve farklı sayıda hücrelerden oluşurlar. Cerrahi ile fonksiyonu bilinmeden pek çok hücre ve grubunun alınır. Cerrahi sonrası olacaklar bilinmezlerle doludur.

Balık yemi görür oltayı görmez. (Çin ATASÖZÜ) (Olta Nisan2022mç)

Botoks

Organizmanın oluşumu ve fonksiyonlar için yüz trilyona ulaşan hücreler arasında ileti ve uyum olmalıdır. Hücre eksilmesi fonksiyon eksilmesine neden olur. Hücre dizilimleri şekil ve işlev için kritik önem taşırlar. (yazılım) 

BOTOKS: Botulinum toksin kelimesinin kısaltılmış halidir. Botulismus, clostridium botulinium isimli bakteriler tarafından üretilen bir proteindir. Botoks adıyla pazarlanan zehir, clostrudium botulinum adlı bakterinin salgıladığı nörotoxin A olup, doğadaki en toksik zehirlerden biridir.

Yaşam hücre ile başlar bireylerin hücre ve hücre grup sayısı ne kadar çok ise, kişiler o kadar sağlıklı olurlar. Hücre hareketinin engellemesi beslenmesini ve fonksiyonunu engelleyerek hücrenin ölümüne neden olur. Hastalıklar ve yaşlanma hücre eksilmesi ile gerçekleşir. (mç) Daha fazlası yakında.

Rapeller

Bir nesnenin (aşı veya ilaç) uydurulan sürelerle iki veya üç misli kullanılması (=artırılması) etkiyi o oranda artırmadığı gibi, tam tersi etkisizleşebilir de. Bir moleküldeki herhangi bir atomun eksilmesi, artması veya yer değiştirmesi bile BİYOLOJİK AKTİVİTEYİ değiştirir.  Bir çiçeğe suyu eksik verirseniz kurur, fazla verirseniz çürür.

Hesapsız kitapsız antikor seviyesine göre aşı sayılarını artırmak veya önce ELMA aşısı, sonra ARMUT aşısı uygulamak veya aşıları karıştırmak (=sözde etkisini birleştirerek artırmak) AYVA aşısı oluşturur.

Farklı aşıların etki mekanizmaları, etki süreleri ve insanlar üzerindeki etkileri farklıdır. Bir ondan, bir bundan aşı değil, aşçı yemeği olur.

Antikorlar, antijene özgü oluşurlar. Kusursuz aşılar, farklı antijenlere karşı antikor oluşturmazlar. (Aşı mantığına aykırı) Varyantlar COVİD19 un etkili olduğu hücre grubunda veya fonksiyonda etkili yardımcı hastalık etkeni (=Latent enfeksiyonlar) ilave patojenlerdir. Etkili aşılar COVİD19 dan koruyarak aynı fonksiyonda etkili olan varyantın patojeniteyi artırmasını önlerler.   

Latent virüs çeşitliliği ve m RNA aşısı rapel sayısı arttıkça COVİD19 patojenitesi artacaktır. Vücudun sağlıklı işleyişi dengelere bağlıdır. İki misli vücutta iki misli anlamına gelmez, insan vücudu tüp değil. Böyle uygulamalar, zamanla, ciddi sağlık sorunlarına neden olacaklardır.

Balık yemi görür, oltayı görmez. (Çin atasözü)

Birilerinin aklına haklı olarak çocuklarda uygulanan karma aşılar gelmiş olabilir, KARMA AŞI FİKRİ ZATEN YANLIŞ. (Nisan 2022mç)

Plasebo

 

Hücre doku ve organizmanın düzgün fonksiyonu, en küçüğünden en büyüğüne yapıyı oluşturan moleküllere bağlıdır. Yaşam için tek bir protonun (H+) kimyasal etkisi, yaşamsal dev bir DNA molekülü kadar gerekli olabilir. Moleküllerin birbirleri ve su ile kimyasal ilişkisi yaşamın doğasını belirler.

Plaseboda çok az su veriliyor, etkisi olmaz veya önemsiz görüşü yanlış. Herhangi bir moleküldeki bir atomun yer değiştirmesi bile, molekülün biyolojik aktivitesini değiştirir.

Yaşamın işleyişinde az, çok veya yeteri kadar bilim değildir. Bir molekülün farklı izomerleri, farklı biyolojik aktivite gösterirler. İki elimizin parmaklarının hücreleri aynıdır, ayna görüntüsü farklılığı fonksiyon farklılığına neden olur.

(+) (Molecular Cell Biology 6E)     

(Lodish, Berk, Kaiser, Kriger, Scott, Bretscher, Ploegh, Matsudaira)

Bilimsel çalışmalarda, etkinlik belirlemede, suyun etkisiz olarak düşünülmesi yanlışların başlangıcıdır. Su biyolojik sistemlerde enfazla bulunan, yaşam için zorunlu olan en önemli molekülüdür. (mç) --Kişilere ve kişilerin hücrelerine göre değişmekle birlikte, hücrelerin ağırlık olarak %70 ile 85 i, vücut ağırlığının ise %40 ile75 sudur. Bu değerler sağlık, yaş, cinsiyet ve obezite ile değişmektedir.  Suyun hücrelerin içine ve dışına hareketi, canlıların değişiminde önemli yer tutar. İnsanlarda suyun plazma zarından giriş çıkış hareketi hücre hacmini belirlemenin yanında yaşamın seyrini belirler. Yaşamın suda başlaması tesadüf değil.

Su, insan vücudundaki tüm süreçler için çözücüdür.

Su besinleri hücrelere taşır.

Su hücre içine giriş çıkışla, hücre hacmini belirler.

Atık ürünleri idrar yoluyla uzaklaştırır.

Terleme yoluyla, vücudun soğumasını sağlar.

Clinical Chmistry  (Bıshop, Fody, Schoeff) 

(mç)

PLASEBO ETKİSİ: Farmakolojik olarak etkisiz bir ilacın, telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir. Plasebo, latince hoşnut etmek anlamındadır. Henüz plasebo etkisini belirleyen bir teknoloji geliştirilmiş değil, ayrıca kimyasal olarak etkisiz herhangi bir nesne yok. (mç)

Otoantikorlar

Antikorlar, kan proteinleridir. Antijene karşı vücudu korumak için, sipesifik (=yalnız bir türe özgü) olarak üretilirler. Bağlanma (bloke etme) özellikleri taşırlar. Yoğun patojen temasta antikor etkisiz kalır. Antijen değişince, antikorda değişir. Farklı patojenlere karşı farklı antikorlar gelişir. Antikorlar antijeni bloke ederek, partikül sayı ve yoğunluğunun artmasına neden olurlar, partikül artışıda damar tıkanmalarına.  Bütün aşılar farklılıklarına etkilerini hücreleri öldürerek veya geçici moleküler değişikliklerle toksik atıklara ve iletişim bozukluklarına neden olurlar.

Antikor varlığı veya yokluğu, sağlık testi değildir. (mç)

Antikor varlığı ve uzun sürmesi bilinenin aksine antijen baskısının devam ettiğini gösterir.(mç)

Antikor yoğunluğu ve süresine göre etkinlik ten bahsetmek, trajedidir. (mç)

Bilim çevrelerinin, lenfositlerin sınırsız çeşitlilikte antijene özgül reseptör oluşturması (yoğun antikor varlığı) otoimmün denilen hastalıkların oluşumuna neden olur görüşü yanlıştır.

OTOİMMÜNİTE denilen şey gerçekte nedir; (Nisan2022mç)

Antikor (antibadi=immünoglobulin),zararlı maddelerden korunmada görev alan ve plazma hücreleri tarafından salgılanan molekül.

Kazanılmış immün yanıtın anahtar molekülü olan (antijene özgül) ANTİKORLAR 1905 yılında Emil Von Behring ve Shibosabura Kitasato tarafından keşfedilmiştir. Şimdi VON BEHRİNG’ in antikorlarının, İMMÜNOGLOBULİN ler olarak adlandırılan serum proteinleri olduklarını biliyoruz. Bu keşif Emil Von Behringe Nobel ödülü kazandırdı.

Devamı